Yazın en tartışmalı ve ilgi çekici transfer hikayelerinden biri haline gelen bu olayda, Napoli’li Victor Osimhen, kulüp politikaları, finansal çıkarlar ve kişisel hırslar arasında sıkışmış durumda. İtalya ve Türkiye’den gelen haberler, Napoli’nin Osimhen’in Türk devi Galatasaray’a transferini kasıtlı olarak engellediğini ve bunun yerine Suudi Arabistan kulübü Al Hilal’e daha finansal açıdan daha kazançlı bir transfer için baskı yaptığını gösteriyor. Ancak oyuncunun kendisi de tavrını açıkça ortaya koydu: Galatasaray dışında hiçbir kulübe transfer olmak istemiyor.
Napoli’nin Finansal Motivasyonu
Aurelio De Laurentiis başkanlığındaki Napoli, transfer görüşmelerinde sert oynamasıyla biliniyor. Kulüp, uzun zamandır değerlemelerinde kararlı davranıyor ve beklentilerini karşılayan veya aşan teklifler almadıkça oyuncuları satmayı reddediyor. Osimhen ile bu yaklaşım yeni bir karmaşıklık seviyesine ulaştı.
26 yaşındaki Osimhen, Napoli’yi otuz yılı aşkın süredir ilk kez Scudetto’ya taşıyan verimli bir 2022-23 sezonu geçirerek dünya futbolunun en değerli forvetlerinden biri olmaya devam ediyor. 2023-24 sezonu daha az gösterişli geçse de, değeri hala yüksek. Napoli’nin 100 milyon avronun üzerinde bir ücret talep ettiği bildiriliyor; bu değerleme, dünyanın en zengin kulüpleri dışında hiçbir kulübü kapsamıyor.
El Hilal’e girin.
Suudi Pro Lig kulübü, Avrupa’dan en iyi yetenekleri astronomik maaşlar ve rekor kıran transfer ücretleriyle cezbetmeyi alışkanlık haline getirdi. Napoli, Al Hilal’i ideal bir destinasyon olarak görüyor: İstedikleri fiyatı karşılamaya istekli ve Osimhen’e yıllık 40 milyon avronun üzerinde bir sözleşme teklif edebilecek bir kulüp. Tamamen ticari açıdan bakıldığında, bu herkesin kazandığı bir durum.
Ancak bir sorun var: Osimhen gitmek istemiyor.
Osimhen’in Kararlı Tavrı: Sadece Galatasaray
Victor Osimhen, şaşırtıcı ve tutkulu bir açıklama yaptı: Tek isteği Galatasaray’da oynamak. Yakın kaynaklara göre, Nijeryalı forvet, kulübün tarihine, taraftar kitlesine ve hem yerel hem de Avrupa kupalarındaki iddialı projesine hayran kaldı. Türkiye’nin tarihi olarak en başarılı kulübü olan Galatasaray, Süper Lig’deki hakimiyetini yeniden tesis etmek ve Avrupa’da yeniden öne çıkmak için son sezonlarda önemli adımlar attı.
Osimhen’in, İstanbul kulübüne katılmak için maaşında indirime gitmeye hazır olduğu bildiriliyor; bu, finansal kaygıların kariyer kararlarına sıklıkla yön verdiği günümüz futbol dünyasında nadir görülen bir tavır. Galatasaray yönetimiyle sürekli iletişim halinde olduğu, anlaşmayı kesinleştirmek ve teknik direktör Okan Buruk yönetiminde sezon öncesi antrenmanlarına başlamak için istekli olduğu söyleniyor.
Ancak Napoli’nin isteksizliği transferi geciktiriyor. Görüşmelere yakın kaynaklar, De Laurentiis’in Galatasaray ile ciddi görüşmelere girmeyi reddettiğini ve Al Hilal’in teklifini karşılayamadıklarını öne sürdüğünü öne sürüyor. Daha da endişe verici olanı ise, Napoli’nin Osimhen’i ikna etmek için arka kapı taktikleri kullandığı ve Suudi Arabistan ile anlaşmayı kabul etmesi halinde kendisine finansal teşvikler vaat ettiği iddia ediliyor.
Değerler Çatışması: Para ve Tutku
Osimhen destanı, modern futboldaki daha geniş bir meselenin sembolü haline geliyor: Finansal teşvikler ile oyuncunun kişisel vizyonu arasındaki çatışma. Osimhen’in Galatasaray’da oynama arzusu, paradan daha derin bir şeye dayanıyor. Miras, tutku ve taraftarlarla anlamlı bir bağ kurma arzusuyla ilgili. Zaten servet kazanmış bir oyuncu için, maaş yerine futbolun getirdiği mutluluğun peşinden koşma kararı kutlanmalı.
Ancak gerçek daha karmaşık. Hâlâ hayal kırıklığı yaratan 2024-25 sezonunun acısını yaşayan Napoli, bu yazı bütçeyi dengelemek ve kadroyu yeniden inşa etmek için önemli bir fırsat olarak görüyor. En değerli varlıklarını yüksek bir bedelden daha düşük bir fiyata elden çıkarmak, özellikle de finansal elitlerin dışındaki bir kulübe satmak anlamına geliyorsa, cazip bir seçenek değil.
Galatasaray’ın Taktiksel Sabrı
Galatasaray uzun vadeli bir oyun oynuyor. Osimhen’in taahhüdünün Napoli’nin elini zorlayacağına dair umutlarını koruyorlar. Türkiye şampiyonunun, toplam paketi Napoli’nin değerine yaklaştırmak için tasarlanmış, ek ödemeler, gelecekteki satış maddeleri ve performans bonusları içeren yapılandırılmış bir anlaşma teklif ettiği bildiriliyor.
Galatasaray Sportif Direktörü’nün perde arkasında, gerginliği azaltmak ve Napoli’nin pozisyonuna saygı gösterirken Osimhen’in isteklerini de göz önünde bulunduran bir uzlaşmaya varmak için sessiz bir diplomasi yürüttüğü bildiriliyor.
Sırada Ne Var?
Önümüzdeki birkaç hafta çok önemli. Çoğu Avrupa kulübü için sezon öncesi antrenmanları çoktan başladı ve Osimhen’in Napoli kampındaki yokluğu şimdiden manşetlere taşındı. Napoli, Galatasaray transferini engellemeye devam ederse, sadece oyuncuyla değil, kulübün tutumunu aşırı baskıcı olarak görebilecek potansiyel transferlerle de ilişkilerinin bozulması riskiyle karşı karşıya kalacak.
Osimhen’e yakın hukuk danışmanları, oyuncunun FIFA’nın 17. Maddesi’ne – “Webster kararı” – başvurmayı bile düşünebileceğini ima etti. Bu madde, oyuncuların belirli koşullar altında sözleşmelerini tek taraflı olarak feshetmelerine olanak tanıyor. Bu sert ve nadir bir hareket olsa da, oyuncunun giderek artan hayal kırıklığını yansıtıyor.
Çözüm
Osimhen transfer destanı, bir ücret mücadelesinden çok daha fazlası. Tutkunun kârla, kişisel tercihlerin kurumsal kontrolle çatıştığı, gerçek zamanlı olarak oynanan modern bir futbol draması. Napoli sözleşme üstünlüğüne sahip olabilir, ancak Osimhen anlatı gücüne sahip ve günümüz futbolunda bu da aynı derecede etkili olabilir.
Taraftarlar heyecanla bir karar beklerken, bir şey açık: Bu sıradan bir transfer değil. Karakterin, sadakatin ve futbolun ruhunun bir sınavı.