Galatasaray İstanbul, transfer piyasasında yine cesur bir adım attı ve Victor Osimhen’in rekor kıran imzasıyla küresel manşetleri süslediği birkaç hafta sonra, Ivoryalı savunmacı Wilfried Singo’yu kadrosuna kattı. Türk devleri, Singo’yu AS Monaco’dan transfer ederek hem taraftarlar hem de analistler arasında büyük heyecan yaratan önemli bir anlaşma sağladı. Sadece 24 yaşında olan Singo, hem uzun vadeli bir yatırım hem de Galatasaray’ın savunma hattına anında güç katacak bir takviye olarak görülüyor.
İddialara göre, Singo’nun transfer bedeli 30,7 milyon Euro civarında olup, bu rakam onu Türk Süper Lig tarihinin en pahalı ikinci transferi haline getiriyor. Bu rakam, Galatasaray’ın artan mali hedeflerini ve stratejik vizyonunu yansıtıyor ve kulüp, resmi sosyal medya hesapları aracılığıyla bu bilgiyi doğruladı. Anlaşmaya ayrıca, Monaco’nun Singo’nun olası yeniden satışından elde edilecek gelecekteki karın %10’unu alma hakkını içeren bir madde de eklendi; bu da Monaco’nun oyuncunun gelişimine ve piyasa değerine olan güvenini gösteriyor.
Singo, 2029–2030 sezonuna kadar Galatasaray’da kalacak beş yıllık bir sözleşme imzaladı ve net yıllık maaşı 4,8 milyon Euro. Ligue 1 sezonuna Monaco’nun yedek kulübesinde başladıysa da, genç savunmacı Türkiye’ye atletizmi, çok yönlülüğü ve taktiksel farkındalığıyla güçlü bir ünle geliyor. Bu transfer, Galatasaray’ın savunmadaki sorunları çözme ve hem yerel hem de uluslararası arenada daha dengeli bir kadro kurma kararlılığını vurguluyor.
Kulübün son transfer aktiviteleri, yeni bir hırs ve büyüme döneminin habercisi. Bu yaz başında, Galatasaray, Napoli’den Victor Osimhen’i 75 milyon Euro’luk tarihi bir anlaşmayla transfer ederek futbol dünyasını şaşırttı; bu, Türk futbol tarihinin en büyük transferiydi. Bu tek hamle bile dikkatleri üzerlerine çekerken, yapılan diğer takviyeler de durmadı. Kulüp, Bayern Münih’ten kanat oyuncusu Leroy Sané’yi de kadrosuna katmayı başardı ve hücum gücünü daha da güçlendirdi.
Önde Osimhen, kanatta Sané ve savunmada Singo ile Galatasaray, en yüksek seviyelerde rekabet etmeye hazır görünüyor. Bu stratejik hamleler, net bir vizyonu yansıtıyor: Süper Lig’de hakimiyeti yeniden ele almak ve Avrupa yarışlarında ciddi bir adım atmak. Bu transfer dönemi, İstanbul devleri için bir dönüm noktası olarak hatırlanabilir—bir yaz ki hırs ve eylem birleşti, ve Galatasaray, kıtalararası saygı görecek bir kadro toplamaya başladı.