Futbol dünyasında duygular genellikle sözleşmelerden ve transferlerden daha derinlere işler. Her golün, galibiyetin veya ayrılığın ardında kişisel bir hikâye yatar; salt sporun ötesine geçen ve kimlik, bağ ve sevgi dolu insan yolculuğunu yansıtan bir hikâye. Deneyimli Türk spor gazetecisi Levent Tüzemen’in son açıklamaları, böyle bir hikâyeye, Nijeryalı forvet Victor Osimhen ile İstanbul şehri arasındaki karmaşık duygusal bağa benzersiz bir ışık tuttu.
Taraftarlar ve uzmanlar arasında tartışma yaratan bir röportajda Tüzemen, Osimhen’in Türkiye’deki zamanının kişisel yönüne nadir bir bakış açısı sundu. Gazeteciye göre, Osimhen’in ailesi İstanbul’da geçirdikleri zamandan keyif almakla kalmadı, aynı zamanda forvet oyuncusunu şehirde kalması için aktif olarak teşvik etti. Tüzemen, “Osimhen’in ailesi İstanbul’daki mutluluklarını dile getirdi ve ona kalması için baskı yaptı” dedi. Bu duygusal dayanak noktasının, Osimhen’in Türk futbolundaki kısa ama etkili dönemine önemli bir ağırlık kattığını belirten Tüzemen, bu dönemin bir şampiyonluk zaferiyle sona erdiğini ve taraftarları hem minnettar hem de yürekleri kırdığını belirtti.
Kısa Ama Etkili Bir Konaklama
Patlayıcı temposu, mükemmel bitiriciliği ve amansız çalışma ahlakıyla tanınan Victor Osimhen, futbolun bir oyundan daha fazlası olduğu, bir yaşam biçimi olduğu İstanbul’a taşınmasıyla manşetlere çıktı. İster Fenerbahçe, ister Galatasaray veya kısa süreliğine transfer olduğu diğer büyük Türk takımlarından biri olsun, gelişiyle büyük bir heyecan yarattı ve taraftarlar, yeteneğini görmek için stadyumları ve sokakları doldurdu.
Kısa bir süre kalsa da Osimhen, Türk futbolseverlerin hafızasına kazınacak performanslar sergiledi. Golleri belirleyici, varlığı ilham verici ve kararlılığı tartışılmazdı. Heyecan verici olduğu kadar zorlu bir sezonda takımını şampiyonluğa taşıyan Osimhen, sadece sahada değil, İstanbul’un tutkulu taraftarlarının kalbinde de bir kahramana dönüştü.
Ailenin Rolü ve İstanbul’un Cazibesi
Osimhen’in hikayesini benzersiz kılan şey, ailesinin yürekten gelen etkisidir. Tüzemen’in “İstanbul’da mutlu olduklarını ve kendisine kalması için baskı yaptıklarını” söylemesi, forvetin saha dışı deneyimleri hakkında çok şey anlatıyor. Özellikle sık sık sınır ötesi seyahat eden her futbolcu için, sevdiklerinin rahatlığı ve mutluluğu profesyonel kararlarında önemli bir rol oynayabilir. Osimhen’in ailesinin, kültürel zenginliği, misafirperver insanları ve futbola tutkulu atmosferiyle şehri benimsemiş olması, Türkiye’deki zamanına başka bir boyut katıyor.
Doğu’nun mistik havası ile Avrupa zarafetinin eşsiz bir karışımı olan İstanbul, sadece bir futbol destinasyonundan çok daha fazlası. Boğaz’ın dünyayla buluştuğu, geleneklerin modernlikle iç içe geçtiği ve taraftarların eşsiz bir tutkuyla futbolu yaşayıp soluduğu bir şehir. Osimhen ve ailesinin orada neşe bulması hiç de şaşırtıcı değil; öyle derin bir neşe ki, ayrılma fikrini daha da acı verici hale getiriyordu.
Şampiyonluk Sonrası Ayrılış: Bir Aşk Sembolü
Tüzemen’in yorumlarının en dikkat çekici unsurlarından biri, Osimhen’in ayrılışının sembolik yorumu. “Osimhen’in şampiyonluktan sonra İstanbul’dan ayrılması, şehre olan sevgisinin bir göstergesidir,” dedi. İlk bakışta paradoksal görünebilir – nasıl bir sevgi ifadesi olabilir ki? Ancak futbolda, tıpkı hayatta olduğu gibi, ayrılış genellikle bir lütuf eylemidir.
Osimhen, karamsarlıktan veya sevgi eksikliğinden ayrılmadı. Aksine, takımına ve şehrine bir şampiyonluk kazandırarak, neşe ve miras armağanı olarak, yüksek bir ruh haliyle ayrıldı. O zirve anında ayrılma kararı, hikâyelerin zaferle sona erdiğinde en güçlü olduğu anlayışından kaynaklanıyor olabilir. Ayak sürümek veya kişisel çıkar peşinde koşmak yerine, zaferle ayrılmayı seçti ve İstanbul’daki anılarının lekesiz, altın değerinde ve unutulmaz kalmasına izin verdi.
Osimhen’i bundan sonra neler bekliyor?
Geleceği başka liglerde veya daha büyük sahnelerde -belki İtalya, İngiltere veya Avrupa’nın başka bir yerinde- olsa da, Osimhen’in İstanbul’daki zamanının yankıları onu takip edecek. Türkiye’deki mirası sadece goller ve kupalardan ibaret değil; aynı zamanda bir şehri kucaklayan, insanlarıyla bağ kuran ve onları yolculuğunun bir parçası haline getiren bir adam.
Levent Tüzemen’in dile getirdiği duygu, futboldaki nadir bir gerçeği yansıtıyor: Bazen en anlamlı ilişkiler en uzun değil, en yoğun olanlardır. İstanbul, Osimhen’i kucakladı ve o da kalbinin bir parçasını geride bıraktı.
Çözüm
Victor Osimhen’in İstanbul serüveni kısa olmuş olabilir, ancak duygusal derinliği inkâr edilemez. Levent Tüzemen’in dokunaklı bir şekilde dile getirdiği gibi, forvetin şehre olan bağı sadece profesyonel başarılarla değil, aynı zamanda kişisel sevgi, aile mutluluğu ve karşılıklı saygıyla da güçlendi. Şampiyonanın ardından ayrılan Osimhen, şehri terk etmedi; güzel bir anıyı ölümsüzleştirdi.
Efsanelerin hem yetenekleri hem de ruhlarıyla yetiştiği Türk futbolunun tarihinde Osimhen’in adı sadece bir şampiyon olarak değil, İstanbul’u evi gibi hissettiren sevilen bir misafir olarak da anılacak.